İçeriğe geç

Sel olmaması için ne yapmalıyım ?

Sel Olmaması İçin Ne Yapmalıyım? (Ya da Bir İzmirli’nin Sel Macerası)

Sel! Evet, o sel var ya… Tam bir kabus! İzmir’de yaşayan birinin görebileceği en sinir bozucu, ama bir o kadar da eğlenceli felaketlerden biridir. Her şey normal bir şekilde gidiyordur, bir anda bulutlar kararır, gök gürler ve tam o sırada aklınıza bir şey gelir: “Sel olmaması için ne yapmalıyım?” Ama işte, bu sorunun cevabını ararken… bakalım neler oluyor.

Bir İzmirli’nin Klasik Sel Hikayesi

Hayatımda birkaç kez bu soruyu sormama sebep olan anlar yaşadım. Mesela geçen kış… Yine bir anda gök gürledi, yağmur başladı ve ben evdeyken bir anda her şeyin ne kadar hızlı değişebileceğini fark ettim. İlk başta “Yine her zamanki gibi 5 dakikalık yağmur, sonra güneş açar” dedim. Tabii ki… Fakat birkaç dakika içinde önümdeki yolda göletler oluştu, su sanki bana “Merhaba, işte ben geldim!” der gibi yükseldi. Yani, o an anladım ki İzmir’de sel olmaması için bazı önlemler almak şart!

Sel Olmaması İçin Ne Yapmalıyım? 1. Kıyafet Seçimi!

Bir gün o yağmurların altında yürürken giyeceğiniz kıyafetler hayati önem taşır. O kadar söylüyorum. Yanımdaki arkadaşım, “İzmir’in havası da ne olacak, bir şey olur mu?” dedi ve normal ayakkabılarıyla çıktı. Tam o anda şehri sel alırken, benim kuru ayaklarla sağ salim ilerlediğimi görebiliyordu. Hadi gel, bir de o ‘güzel’ ayakkabılara bak!

İzmir’de yürürken, ne kadar şık olmaya çalışırsanız çalışın, su geçirmez giysiler ve sağlam botlar mutlaka yanınızda olmalı. Çünkü o su, bir anda her şeyi sarsabilir. İçimden bir ses “Daha dikkatli olmalısın!” diyor, ama tabii o ses sürekli “Yağmur da ne ki?” diyen arkadaşımı engelleyemiyor. Sel olmaması için bu konuda dikkatli olmak şart!

Sel Olmaması İçin Ne Yapmalıyım? 2. Vücudunuzu Dinleyin!

Evet, İzmir’in havası her an değişebilir. Sabah güneş, öğle yağmur, akşam ise rüzgar! İnsanın vücudu da buna uyum sağlamak zorunda kalıyor. Bir gün, yağmurun ilk damlaları düşerken o kadar heyecanlandım ki, sanki dağa tırmanıyormuşum gibi bir “Aaa, sular geliyor!” endişesiyle koşmaya başladım. Ancak, o endişe biraz geç kalınca su gerçekten de hızla yükseldi ve o güzelim mahalle caddesinde birikmeye başladı.

Sel olmaması için ne yapmalıyım? Vücudunuzu dinleyin! Yani, duygusal bir an yaşadığınızda, “Aman ne olacak, her şey bir şekilde hallolur” demek yerine hemen aksiyon alın. Gözünüzü dört açın, yağmur başladığında hemen içeri girin, çıkmak için en uygun zamanı bekleyin. Bu konuda da deneyimlerimden bildiğim tek şey: “Vücudunuzu dinlerseniz, ayakkabınızın içi ıslanmaz!”

Sel Olmaması İçin Ne Yapmalıyım? 3. Çevrenizi İyi Tanıyın!

İzmir’in farklı mahalleleri arasında yağmur sonrası oluşan farklar çok belirgindir. Mesela, Alsancak’tan Konak’a geçerken bir bakıyorsunuz, bazı yerler sanki küçük göletlere dönüşmüş. Bunu bir arkadaşım çok güzel özetlemişti: “Yağmurun en büyük düşmanı, asfaltın en büyük dostu olmalı!”

Evet, çevremizi bilmek, suyun nerelerde birikeceğini gözlemlemek de seli engellemek için yapılacaklardan biri. Çünkü İzmir’deki bazı semtlerde birkaç saatlik yağmur, gerçekten insanın yolda yürürken “Kayak tatiline mi çıktım?” sorusunu sormasına yol açabilir.

Sel Olmaması İçin Ne Yapmalıyım? 4. Su Baskınlarına Karşı Çalışmalar

Bir de, belediyeler ve yerel yönetimler var. Ne yazık ki bazen su baskınları için alınan önlemler yetersiz kalabiliyor. Bununla ilgili de yazmam gerekirse, aslında sadece ben değil, herkes farkında. Mahallede oturan bir amca, “Aman evlat, yine o borular tıkandı, gene başımıza iş açacak!” diye söylenirken, ben o an düşündüm: Belki de su baskınlarını engellemek için sadece izlemekle yetinmek değil, bazen harekete geçmek gerekiyor.

Sürekli yapılan altyapı çalışmalarına katılmak belki zor olabilir, ancak bu konuda farkındalık yaratmak ve sesini duyurmak önemli. Hani bir arkadaşım “Kendi başımıza neler yapabiliriz ki?” diye sormuştu. Cevabım netti: “Sel olmaması için, hepimizin biraz daha dikkatli olması gerekiyor!”

Sonuç Olarak…

Sel olmaması için ne yapmalıyım? Bu soruya cevabım aslında çok basit: Biraz gözlem yapın, biraz önceden hazırlıklı olun ve en önemlisi, çevremizdeki küçük uyarıları dikkate alın. Yağmurlu günler yaklaşırken, ayakkabınızı kurutun, planınızı yapın ve o nehir gibi akan suyu görmeden önce, o suların ne kadar hızlı yükseleceğini bir kez daha düşünün. Sel olmaması için önlemlerinizi aldığınızda, kayıpsız bir şekilde o güzel İzmir sokaklarında yürümek çok daha kolay olacak!

Ve unutmayın, her zaman için en iyi önlem, “Yağmurun geldiğini anlamak”tır. Eğer anlayabilirseniz, sel sizi asla bulamaz!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş