Kip Kayması Nedir? Bir Günlüğün İçinden Taşan Hikâye
Lufi ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Kip kayması nedir” konusunu sade bir dille anlatıyoruz.
Bazı günler vardır, insan ne yaşadığını anlatırken bile hangi zamana ait konuştuğunu karıştırır. Dün mü oldu, oluyor mu, olacak mı… hepsi birbirine girer. İşte ben tam da böyle bir dönemin içindeyim. Kayseri’nin soğuk ama bir o kadar da tanıdık sokaklarında yürürken, defterime yazdığım cümlelerde garip bir şey fark ettim: zaman sürekli yer değiştiriyordu.
Sonra biri bana “Kip kayması nedir?” diye sorduğunda, aslında bunun sadece dil bilgisi olmadığını, hayatın içinden bir şey olduğunu hissettim.
Bir Defter, Bir Kalem ve Karışan Zaman
Ben 25 yaşındayım ve neredeyse her gün bir şeyler yazıyorum. Bazen sabahın erken saatlerinde, bazen gecenin en sessiz anında… Defterim benim için bir tür sığınak gibi. Ama son aylarda yazdığım şeyler tuhaflaşmaya başladı.
Bir gün şöyle yazmışım:
“Dün onu gördüm ve içim sızlıyor.”
Ama sonra aynı sayfanın altına başka bir cümle eklemişim:
“Yarın onunla karşılaşacağım ve ne diyeceğimi bilmiyorum.”
O an fark ettim ki bir şey yanlış gidiyor. Çünkü geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman birbirine karışmıştı. Sanki cümleler yer değiştiriyor, duygular zamana sığmıyordu.
Sonra bir öğretmen arkadaşım, yazdıklarımı okurken durdu ve sadece şunu söyledi:
“Burada kip kayması var.”
O kelimeyi ilk kez o an duydum. Ama içimde sanki çok daha önceden bildiğim bir şeyin adıymış gibi yankılandı.
Kip Kayması Nedir?
Kip kayması, en basit haliyle bir cümlede zamanların birbirine karışmasıdır. Geçmiş zamanla anlatılması gereken bir şeyin şimdiki zamanda, ya da şimdiki zamanın gelecek zamana kayarak anlatılmasıdır.
Ama benim için bu sadece bir dil bilgisi hatası değildi. Bu, zihnimdeki karışıklığın kelimelere yansımasıydı.
Çünkü bazı duygular vardır, tek bir zamana sığmaz. Birini özlersin ve bu hem geçmiştedir hem şimdidedir hem de gelecekte olacak bir eksikliktir.
Kayseri Sokaklarında Zamanın Kayması
Geçen hafta Erkilet tarafında yürürken hava çok soğuktu. Ellerim cebimdeydi ve kulaklarım rüzgârın sesini bile bastıracak kadar doluydu.
O sırada eski bir arkadaşımı gördüm. Uzun zamandır konuşmuyorduk. Göz göze geldiğimizde ne yapacağımı bilemedim. İçimde bir şey “koş ve sarıl” dedi, başka bir şey “geçmişte kaldı” dedi.
Yanından geçerken içimden şunu düşündüm:
“Belki de onu çok kırdım.”
Ama sonra fark ettim ki cümleyi böyle kurmam bile garipti. Çünkü aslında o an hissettiğim şey şuydu:
“Onu kırmış olabilirim ve hâlâ kırıyorum gibi hissediyorum ve belki de kıracağım.”
İşte tam burada, zihnimde zamanlar birbirine girdi. Kip kayması sadece cümlede değil, içimdeydi.
Bir Günlük Sayfasında Kayıp Zaman
Evde defterimi açtığımda aynı şey tekrar oldu. Yazdığım her cümlede zaman kayıyordu.
Bir sayfada şöyle yazmışım:
“Bugün çok yalnız hissediyorum.”
Ama hemen altına şunu eklemişim:
“Dün daha da yalnızdım ve yarın daha da yalnız olacağım.”
Bunu yazarken ağladığımı hatırlıyorum. Çünkü yalnızlık bile artık tek bir zamana ait değildi. Sanki hayatım bir çizgi değil de sürekli iç içe geçmiş halkalardan oluşuyordu.
Kip kayması nedir? sorusu o an benim için bir ders konusu olmaktan çıktı. Bu, benim iç dünyamın adı gibi oldu.
Bir Telefon Görüşmesi ve Karışan Cümleler
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Kinezyo Bantta ilaç var mı ?
Bir akşam annemle telefonla konuşuyordum. Sesini duyunca rahatladım ama konuşma ilerledikçe yine aynı şey oldu.
“Yarın sana geliyorum,” dedim.
O ise “Ne zaman gelmiştin?” diye sordu.
İşte orada durdum. Çünkü aslında ne söylediğimi ben de bilmiyordum. Geliyordum mu, gelmiş miydim, gelecek miydim… hepsi birbirine karışmıştı.
Kendimi toparlayıp “Geçen hafta gelmiştim aslında” dedim ama içimde başka bir şey vardı: sanki hiç gitmemişim gibi.
Telefonu kapattıktan sonra uzun süre oturdum. İçimde tuhaf bir boşluk vardı. Sanki zaman beni yanlış yerlerde tutuyordu.
Duyguların Zamanla Savaşı
En zor şey şu: duyguların zamanla uyumlu olmaması.
Ben bazen bir şeyi geçmişte yaşarken hâlâ şimdi gibi hissediyorum. Bazen de henüz olmamış bir şey için üzülüyorum.
Birine kırıldığımda sadece o an kırılmıyorum. Geçmişteki tüm güzel anlar da kırılıyor, gelecekte olabilecek ihtimaller de.
Bunu anlatırken cümlelerim bile kip değiştiriyor.
“Kırıldım.”
“Kırılıyorum.”
“Kırılacağım.”
Hepsi aynı anda içimde duruyor.
Bir Öğretmenin Sözleri
Bir gün eski bir Türkçe öğretmenimle karşılaştım. Ona yazdığım bazı satırları gösterdim. Uzun uzun okudu, sonra gülümsedi.
“Senin yazdıkların biraz da hayatın kendisi gibi,” dedi.
“Nasıl yani?” diye sordum.
“İnsan bazen geçmişte yaşar, bazen şimdiye sığamaz, bazen de geleceği bugünden hisseder. Senin yazdıkların sadece kip kayması değil, zamanın duygularla kayması.”
Bu cümle içimde bir şeyleri yerine oturttu ama tam da oturtmadı. Çünkü hâlâ içimde dağınık bir his vardı.
Gece ve Defterin Sessizliği
O gece defterimi tekrar açtım. Sayfaları çevirdikçe kendi sesimi duyar gibi oldum.
“Yarın daha iyi olacağım.”
“Dün daha güçlüydüm.”
“Şimdi ise hiçbir şey bilmiyorum.”
Kelimeler birbirine bakıyordu ama aynı yerde duramıyordu. Sanki hepsi farklı zamanlara kaçıyordu.
O an fark ettim ki kip kayması sadece dilde değil, benim içimdeydi. Ben zamanla konuşmayı öğrenememiştim.
Son Bir Sahne: Tren İstasyonu
Geçen gün tren istasyonunda birini uğurladım. El salladım ama içimden ne hissettiğimi anlamadım.
O giderken “Güle güle” dedim.
Ama içimden başka bir şey geçiyordu:
“Keşke gitmeseydin.”
“Keşke kalmasaydın.”
“Keşke hiç gelmemiş olsaydın.”
Hepsi aynı anda vardı.
Tren uzaklaşırken zaman da uzaklaştı gibi hissettim. O an şunu düşündüm: belki de kip kayması dediğimiz şey, insanın duygularını tek bir ana sığdıramamasıdır.
Sonuç Yerine Bir His
Şimdi bu satırları yazarken bile zamanın hangi kipte olduğunu bilmiyorum. Belki geçmişi anlatıyorum, belki şimdiyi yaşıyorum, belki de henüz yazmadığım bir geleceği düşünüyorum.
Ama bildiğim tek şey şu: içimdeki hiçbir şey tek bir zamana ait değil.
Ve belki de bu yüzden “Kip kayması nedir?” sorusunun cevabı sadece dil bilgisi kitaplarında değil, insanın kendi içinde saklı.
Değerli Lufi okurları, “Kip kayması nedir” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!